Müzik


Pink ve Yeni Bombası Funhouse
En son I’m Not Dead albümüyle dinledik Alecia Beth Moore’u ya da herkesin bildiği ismiyle Pink’i. O albümün biraz politik biraz eleştirel bir dokusu vardı. Hollywood sarışınları, George W. Bush, savaş ve evsizler değindiği konulardan sadece bir kaçıydı. Önceki albüme yani Try This’e nazaran daha popüler olan I’m Not Dead karşılaştırma yaparsak Pink’e Misundaztood günlerindeki başarıyı sağlamakta yetersiz kaldı. Herkes “Get The Party Started” veya “Dont Let Me Get Me” tadında şarkılar yapamayacak mı artık diye merak ederken, uzun süredir sesi soluğu çıkmayan Amerikalı şarkıcı yazın son demlerinde gelecek albümünün habercisi ilk single’ı “So What” ile piyasaya geri döndü ve “ben de varım” dedi. Peki nerelerdeydi bu kız? Ne yapıyordu bunca zamandır? Pink’in uzun süre sessiz kalmasına pek alışık değiliz dinleyenleri olarak.
´
Jonas Brothers: Kardeş kardeş
Jonas Brothers, kardeş kardeş Amerikan rüyasını yaşıyor. Bir numara olmuş bir albüme, Disney'in en çok izlenen ikinci filmine, kızların bitmek bilmeyen ilgisine ve bir gardırop dolusu kolları kıvrık Miami Vice tarzı takım elbiseye sahipseniz, şaşırtıcı bir durum değil.Haziran 2008'de çıkan üçüncü Jonas Brothers albümü "A Little Bit Longer", ardı ardına çıkan üç single'ı da dijital satışlarda 100.000'i geçen ilk albüm.
30 Seconds to İflas
EMI, 30 Seconds to Mars'ın canına ot tıkamak niyetinde. Kontratsal sıkıntılar nedeniyle gruptan 30 milyon dolar almaya çalışılıyor. "Requiem for a Dream"de bir sahnede kolu kopan Jared Leto'nun acıya hazırlıklı olduğunu düşünebilirsiniz ama bu kadar da değil. Virgin/EMI, Leto'nun kollarını bacaklarını tümden istiyor. Sebep, kaydetmeleri gereken albümü hala kaydetmemiş olmaları.30 Seconds to Mars'ın 2002'de çıkan ilk albümü sadece 100.000 satmıştı. Yani vasat bir performans. 2005'te çıkan "A Beautiful Lie", iki milyon sattı ve platin plak kazandı. Bu iyi bir başarı ancak yine de "30 milyon dolarlık dava" başarısı gibi görünmüyor bize.

Pek Yakında: The Revolters
Pek yakında; her ay stüdyo aşamasına gelmiş, albüm çıkarmaya yakın duran grupları gözünüze sokma gayesiyle hazırladığımız nadide yeni köşemiz... Bu ayın nadide grubu ise The Revolters. The Revolters, "Neden bizden adam gibi bir indie punk grubu hala çıkmadı" sorularınızın yanıtı olabilir. İstanbul'un yetenekli amatör mabedi Peyote'te ilk kez dinlediğimiz grubun şu Joy Division fanı neo post punk gruplardan eksiği yok. Franz Ferdinand’dan, Arcti0063 Monkeys'den, The Bravery'den, The Cribs'den etkilenmiş gibi duruyorlar.




RSS